<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yusuf Uyanık &#124; Kişisel Web Sayfam &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.yusufuyanik.com.tr/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yusufuyanik.com.tr</link>
	<description>Aydınlık Sokakların Karanlık Delikanlısı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 11:51:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>GDO’ ların Taşıdığı Riskler ve Potansiyel Zararları</title>
		<link>http://www.yusufuyanik.com.tr/gdo-larin-tasidigi-riskler-ve-potansiyel-zararlari</link>
		<comments>http://www.yusufuyanik.com.tr/gdo-larin-tasidigi-riskler-ve-potansiyel-zararlari#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 23:07:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Uyanık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[GDO]]></category>
		<category><![CDATA[gdo nedir]]></category>
		<category><![CDATA[gdo nun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Potansiyel]]></category>
		<category><![CDATA[Potansiyel Zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Riskler]]></category>
		<category><![CDATA[Taşıdığı]]></category>
		<category><![CDATA[Taşıdığı Riskler]]></category>
		<category><![CDATA[Zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yusufuyanik.com.tr/?p=2479</guid>
		<description><![CDATA[GDO (Genetik olarak degistirilmis organizmaların) bir çok (çevresel, tarımsal, saglık vs.) potansiyel zararları oldugu ifade edilmektedir. Genetik olarak degistirilmis organizmaların tasıdıgı riskler ve potansiyel zararları; Uzun Süreli Güvenli Testlerin Bulunmayısı Genetik mühendisligi, yiyecegin temel dogasını degistirmekte ve asla insan gıdasının bir parçası olmamıs organizmalardan materyal kullanmaktadır. Uzun süreli testler olmaksızın, bu yiyeceklerin güvenli olup olmadıklarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GDO (Genetik olarak degistirilmis organizmaların) bir çok (çevresel, tarımsal, saglık vs.) potansiyel zararları oldugu ifade edilmektedir. Genetik olarak degistirilmis organizmaların tasıdıgı riskler ve potansiyel zararları;<span id="more-2479"></span></p>
<h3>Uzun Süreli Güvenli Testlerin Bulunmayısı</h3>
<p>Genetik mühendisligi, yiyecegin temel dogasını degistirmekte ve asla insan gıdasının bir parçası olmamıs organizmalardan materyal kullanmaktadır. Uzun süreli testler olmaksızın, bu yiyeceklerin güvenli olup olmadıklarını bilinememektedir. Örnegin Almanya&#8217;da halkın % 75i saglık alanında gen teknolojisinin kullanılmasını onaylarken, gıda maddelerinde uygulanması yalnızca halkın % 10&#8242;u tarafından kabul görmektedir.</p>
<h3>Toksin ve Alerjik Maddeler</h3>
<p>Bitkilere gen transferinin yapılması yeni bir alerjik madde olusturulabilmekte ve hassas bireylerde alerjilere neden olabilmektedir. Yeni toksik ve alerjik maddelerin olusumu en önemli potansiyel saglık riski olarak degerlendirilmektedir. Brezilya cevizi geni tasıyan genetigi degistirilmis soya fasulyesinin alerjik oldugunun bulunması ile bu konunun ehemmiyeti somut olarak  kanıtlanmıstır. Genetigi degistirilmis organizmalarda beklenmedik mutasyonlar meydana gelebilmekte ve bu mutasyonlar, yiyeceklerde yeni ve yüksek seviyelerde toksinler gelistirebilmektedir. Örnegin 2000 yılında ABD&#8217;de yemlik bir transgenik mısır çesidi sindirim kanalında yavas parçalanması nedeniyle, alerjik belirtiler olusturmus ve üretici firma tarafından toplanılmıstır.</p>
<h3>Besin Degerinin Azalması</h3>
<p>Transgenik yiyeceklerin sahte tazelikleri tüketicileri yanlıs yönlendirebilmektedir. (Lezzetli görünüslü, parlak kırmızı renkli genetik olarak modifiye edilmis, uzun raf ömrü olsun diye degistirilmis bir domatesin hasat zamanı çabuk çürümesi gibi.)Buna ilaveten, bu domates 6- 8 hafta sonunda halen güzel görünebilmekte ancak tadı ve besin degeri azalmıs olabilmektedir.</p>
<h3>Yan Etkilerinin Öldürücü Olabilmesi</h3>
<p>Genetik mühendisligi ürünlerinin antibiyotige dirençli genler tasıması ve bizi hasta edebilecek bakteriler tarafından alınması durumunda, insan saglıgı açısından zamanla bu dirençli bakterilerle savasmak olanaksız hale gelebilmektedir. Örnegin; Japonya&#8217;da GDO bakteri tarafından üretildigi anlasılan tryptophana (insan vücudu için gerekli olan bir tür amino asit) baglı oldugu anlasılan bir sendrom nedeniyle 37 kisi ölmüs, 1500 kisi kısmen felç geçirmis ve 5000 kadar kisi de geçici olarak is göremez hale gelmistir. Bu da yeterli risk degerlendirmeleri yapılmaz ya da biyogüvenlik tedbirleri alınmazsa, genetigi degistirilmis organizmaların ürünlerinin zamanla büyük tehlikeler olusturabilecegini göstermektedir.</p>
<h3>Dini İnançlar</h3>
<p>Bu ürünler etik açıdan da problemlere sebep olmaktadır. Örnek olarak Yahudi ve Müslümanlar dini inançlarının geregi olarak domuz geni tasıyan genetigi degistirilmis ürünleri istememektedirler. Ayrıca aktarılan genin tüketicinin tercihleri dısında olması da<br />
diger bir önemli nokta olarak karsımıza çıkmaktadır. (Örnegin balık geninin vejeteryan ürünlerde bulunması gibi) (Marangoz,  2008).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yusufuyanik.com.tr/gdo-larin-tasidigi-riskler-ve-potansiyel-zararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalsiyum Hakkında</title>
		<link>http://www.yusufuyanik.com.tr/kalsiyum-hakkinda</link>
		<comments>http://www.yusufuyanik.com.tr/kalsiyum-hakkinda#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 01:02:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Uyanık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum bulunuşu]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyumun az alınması durumunda ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyumun bitkilerdeki önemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyumun biyolojik önemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyumun çok alınması durumunda ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyumun önemi]]></category>
		<category><![CDATA[nelerde kalsiyum var]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yusufuyanik.com.tr/?p=2462</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde sütün yarar değil zararlarının olduğu hakkında şuraya bir yazı yazmıştım. Eğer günlük ihtiyacımız olan kalsiyumu sütten almayacaksan neyden alacaz ? kalsiyumun çok alınması durumunda ne olur ? kalsiyumun az alınması durumunda ne olur ? gibi soruların cevaplarını aradım. Kalsiyum nedir? Kalsiyum elementi , kalsiyumun faydaları,eksikliği ve ne kadar alınmalı? Her yaşta ve kadın erkek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde sütün yarar değil zararlarının olduğu hakkında <a href="http://www.yusufuyanik.com.tr/uht-sutun-zararlari" target="_blank">şuraya</a> bir yazı yazmıştım. Eğer günlük ihtiyacımız olan kalsiyumu sütten almayacaksan neyden alacaz ? kalsiyumun çok alınması durumunda ne olur ? kalsiyumun az alınması durumunda ne olur ? gibi soruların cevaplarını aradım.</p>
<blockquote>
<h3>Kalsiyum nedir?</h3>
<p>Kalsiyum elementi , kalsiyumun faydaları,eksikliği ve ne kadar alınmalı? Her yaşta ve kadın erkek herkes için çok önemli olan Kalsiyum hakkında bilmeniz gerekenler:</p>
<p>Kalsiyum, toprak alkalileri grubundan metalik bir element. Sembolü “Ca”dır. İsmi Latincede “kireç” mânâsına gelen “calx” kelimesinden gelmektedir. İlk defa 1808’de Lumphru Davy tarafından kalsiyum hidroksitten elektroliz yoluyla elde edilmiştir.</p>
<h3>Özellikleri</h3>
<p>Metalik kalsiyum gümüş gibi parlaktır. Özgül ağırlığı 1,55 g/cm³tür. 851 °C’de erir. 1439 °C’de kaynar.</p>
<p>Elektriği iyi iletir. Gevrek (kırılgan) olmasına rağmen yumuşaktır. Sertliği sodyum ile alüminyum arasındadır. Haddelenebilir ve dövülebilir. Çekme mukâvemeti 438 kg/cm²dir. Oksidasyon değeri 2+’dır. Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,08’dir. Yeryüzünde altı tabiî izotopu bulunmaktadır: Ca40, Ca42, Ca43, Ca44, Ca46 ve Ca48. Dünyâ üzerindeki kalsiyum elementinin % 97’si Ca40 izotopudur. Sun’î olarak pekçok radyoaktif izotopları elde edilmektedir. Bunlardan birisi Ca45 olup, kemikte kalsiyum kalıntısı üzerinde yapılan araştırmalarda, su tasfiye işlemlerinde, deterjan aktivitesi için ve yüzey ıslanması hâdiseleri üzerindeki çalışmalarda kullanılmaktadır.</p>
<h3>Bulunuşu</h3>
<p>Kalsiyum yeryüzünde en bol bulunan beşinci elementtir. Volkanik kayaların % 3-63’ünü teşkil eder. Kimyevî reaktivitesi yüksek olduğundan serbest halde bulunmaz. Yer kabuğunda genellikle karbonat, sülfat, silikat ve fosfat bileşikleri şeklinde bulunur. En çok rastlanan mineralleri kireçtaşı, mermer, kalsit (CaCO3), dolamit (MgCO3 CaCO3), fluorit, fluspat (CaF2) apatit Ca3(PO4)2 Ca(FCl)2, gips (CaSO4.2H2O) ve fosfrittir Ca3(PO4)2. Ayrıca deniz suyunda çözünmüş olarak ve kemiklerde kalsiyum fosfat, kabuklu hayvanların kabuklarında ise kalsiyum karbonat hâlinde bulunmaktadır…</p>
<h3>Üretimi</h3>
<p>Bugün metalik kalsiyum yalnız eritilmiş kalsiyum klorürün elektrolizi ile elde edilmektedir. Elektrolit kabı olarak porselen veya demir kaplar kullanılmaz. Çünkü yüksek sıcaklıkta yapılan bu işlemde erimiş kalsiyum klorür, bu tür kaplara tesir eder. Bu sebeple grafitten yapılmış kaplar kullanılmaktadır.</p>
<p>Bundan başka kimyevî yollarla da kalsiyum elde edilebilir. Bunlardan biri eritilmiş kalsiyum iyodürü sodyum ile muamele etmektir:</p>
<p><strong>CaI2 + 2Na → Ca+ 2NaI</strong></p>
<p>denklemine göre ayrılan kalsiyum, sodyumun fazlasıyla sıcakta alaşım yapar, soğukta kristallerden saf alkol ile sodyum uzaklaştırılarak kalsiyum elde edilir.</p>
<p>Kalsiyum, pekçok metallerin alaşımlarının elde edilmesinde kullanılır. Kalsiyum-silikon alaşımları çelikte kristallerin tânecik büyüklüğünü kontrol eder. Alüminyumlu alaşımlarda ise kalsiyum, metallerin mekanik ve elektrik özelliklerini iyileştirir. Kalsiyum-lityum alaşımları, çelik, bakır ve nikel alaşımlarında deoksidan olarak kullanılır. Kalsiyum-germanyum alaşımları da, saflaştırıcı olarak kullanılır % 98 kurşun, % 2 kalsiyumdan meydana gelen alaşım mekanik yatak metallerinin hazırlanmasında kullanılır.</p>
<p>Kalsiyum kolayca elektron kaybettiğinden dolayı, çok iyi bir indirgeyicidir. Bu amaç için kullanılan metalik sodyumdan pahalı olmasına rağmen, zirkonyum, hafniyum, vanadyum, tungsten, toryum, uranyum, yitryum, skandiyum, sezyum ve nadir toprak metalleri gibi az bulunan metallerin elde edilmesinde yaygın olarak kullanılır. Bu metaller, oksitleri veya florürlerinin indirgenmesi sonucu elde edilir. Suya olan aşırı hassaslığından dolayı, kalsiyum aynı zamanda alkol gibi organik çözücüleri kurutmak için de kullanılır. Deniz altında ses veren aletlerde kullanılması, su ile olan reaksiyonunda hidrojen gazı açığa çıkarmasına dayanır.</p>
<p>Önemli bir kalsiyum bileşiği olan kalsiyum asetat, asetat ve asetik asit îmâlâtında, tekstil kurutmasında ve baskısında; kalsiyum bromür, fotoğrafçılıkta, su alıcı madde olarak yiyecek ve ahşabın korunmasında; kalsiyum siyanamit, sun’î gübrede istenmeyen otlara karşı ve demir-çeliğin sertleştirilmesinde; kalsiyum sikhamat, alkolsüz içkilerde, düşük kalorili ve diyabetik yiyeceklerde sun’î tat verici olarak; kalsiyum hipoklorit, bakterilere, mantarlara karşı; kalsiyum tungstat ışık veren boyalarda ve floresan lambalarda kullanılır. Bu bileşiğin sentetik kristalleri laser ve maserler için bir başlangıç maddesidir.</p>
<h3>Biyolojik Önemi</h3>
<p>Yaşayan canlıların fizyolojik kimyâsında kalsiyum önemli rol oynar. İnsan vücûdundaki kalsiyumun % 99’u kemiklerde ve dişte bulunur. Kan kalsiyum düzeyi sağlıklı bır insanda 8,5-10,2 mg/dL düzeyindedir. 8,5 mg/dL altındaki değerler Hipokalsemi, 10,2mg/dL üzerindeki değerlerde ise hiperkalsemi olarak adlandırılır. Kalsiyumun büyük bir kısımı kanda Albumine bağlanarak taşınır. Vücutta birçok fizyolojik fonksiyonu olan kalsiyumun kâfi miktarlarda alınmaması, barsaklardan emiliminde bozukluklar, yetersiz güneş ışığına maruz kalmak kalsiyum eksikliğine sebep olur. Çocuklardaki klinik tabloya Raşitizm, yetişkinlerde ise Osteomalazi olarak isimlendirilir. Kalsiyumun dokularda kullanılabilmesi için C ve D vitaminlerinin de yeterince bulunması lâzımdır. Hattâ kandaki fosfor ve kalsiyumun birbirine oranları da uygun olmalıdır. Peynir kalsiyumca, ceviz fosforca zengin bir yiyecektir.</p>
<p>Kalsiyumun, kasların gerginliği ve kalbin çalışmasında, gebelik ve doğumdan sonra süt yapımında büyük rolü vardır. Kemik gelişimi ve yapısı üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle bebeklerde ve çocuklarda yeterince kalsiyum alınmasına özen gösterilmelidir. Kalsiyum, süt ve süt ürünlerinde, yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur. Ayrıca, badem, fındık gibi kuru yemişlerde kalsiyum içerir.</p>
<p>Fazla alınması durumunda ise kas güçsüzlüğü, kireçlenme gibi belirtiler görülebilir.</p>
<h3>Bitkilerdeki Önemi</h3>
<p>Yaşlı yapraklardan genç yapraklara hareket etmediği için eksiklik belirtileri ilk olarak genç yapraklarda veya dokularda görülür. Bitkinin kök gelişimi zayıflar. Genç yapraklarda kenar ölümleri, kıvrılma ve kırışma olur. Meyveler yumuşar ve raf ömrürleri kısalır. Şeker pancarında uç yanıklığı oluşur. Domateste çiçek burnu çürüklüğü, karpuzda ve biberdede benzer simptomlar görülür. Elma ve armutta mantarsı leke, acı çürük ve acı beneğe rastlanır. Birçok meyve ve sebzelerde dış ve iç zararlar görülür. Meyvelerin pazar değerleri düşer.</p>
<p><strong>Kalsiyum Minerali:</strong> İnsan vücudu açısından Kalsiyumun önemi, özellikle kemik oluşumu ve diş sağlığı açısından almış olduğu görevleri nedeniyle, çok fazladır. Bu nedenle insan vücudundaki kalsiyumun % 99′u kemiklerde ve dişlerde bulunur. Kalsiyumun, kas büyümesi ve kasların gerginliği, enerji üretimi, kanın pıhtılaşması, sinir iletimi ve kalbin düzenli çalışmasında önemli görevleri vardır. Gebelik ve doğumdan sonra süt yapımında da büyük rolü vardır. Ayrıca kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltır.</p>
<p><strong>Kalsiyum Eksikliği:</strong> Kalsiyum eksikliğinde, başta kemiklerin ve dişlerin zayıflaması sonucu raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Saç ve tırnaklarda kırılmalar meydana gelebilir. Ayrıca, eklem ağrıları, kas krampları, egzama, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon, sinirlilik, uykusuzluk ve depresyona neden olabilir. Gebelikte ve yeni doğan bebeklerde kalsiyum ihtiyacı daha fazladır. Bu nedenle, özellikle gebelikte ve bebeklerde kalsiyum ihtiyacını karşılamaya özen göstererek kalsiyum eksikliği sonucu oluşabilecek gelişim bozukluklarının önüne geçilmelidir.</p>
<p><strong>Kalsiyum Fazlalığı ve Zararları:</strong> Fazla kalsiyum alınması böbrek taşı ve kireçlenmesi, kas güçsüzlüğü, kemiklerde kireçlenme gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Kalsiyum içeren besinler nelerdir?</strong> En çok Kalsiyum içeren besinler süt ve peynir, yoğurt gibi süt ürünleridir. Ayrıca, lahana ve nane gibi yeşil sebzelerde, yumurta, incir, badem, fındık, fıstık, tereyağı, pekmez, keçiboynuzu ve balık gibi besin maddelerinde bol miktarda kalsiyum bulunur.</p>
<p><strong>Günlük Kalsiyum İhtiyacı: </strong>Normal Yetişkinlerde, Gebelikte, bebeklerde ve çocuklarda değişiklik gösterir. Normal bir yetişkin günde ortalama 1000 mg. Kalsiyum almalıdır. Gebelikte ve 50 yaşın üzerindekilerde bu oran ortalama olarak 1500 mg.’a kadar yükselir. Çocuklarda ise 500 ile 600 mg kadar kalsiyum, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır.</p>
<p><strong>KURU BAKLİYAT TÜRLERİNİN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
Bakla: 77<br />
Barbunya: 128<br />
Fasulye: 86<br />
Nohut: 134<br />
Mercimek: 68<br />
Bezelye: 64<br />
Badem içi: 254<br />
Yer Fıstığı: 66<br />
Soya Fasulyesi: 226<br />
Kestane: 30<br />
Fındık: 209<br />
Yeşil fıstık: 140<br />
Ceviz içi: 84<br />
Susam: 1200</p>
<p><strong>SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
İnek sütü: 120<br />
Yoğurt: 120<br />
Çökelek: 505<br />
Kaşar peyniri: 700<br />
Beyaz peynir (yağlı): 162<br />
Beyaz peynir(yağsız): 96<br />
Süt tozu: 950<br />
Krema: 99</p>
<p><strong>TAHIL VE TAHIL ÜRÜNLERİNİN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
Mısır: 9<br />
Pirinç: 14<br />
Arpa: 50<br />
Bulgur: 40<br />
Ekmek: 20<br />
Makarna: 16<br />
Tarhana: 78<br />
Bisküvi: 217</p>
<p><strong>ET TÜRLERİNİN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
Sığır eti: 8<br />
Koyun eti: 7<br />
Tavuk eti: 15<br />
Karaciğer: 10<br />
Sosis (2-3 Adet): 7<br />
Salam (4-5 Dilim): 7<br />
Balık eti: 50<br />
Yumurta (1 Adet):25</p>
<p><strong>SEBZE TÜRLERİNİN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
Bakla: 48<br />
Bamya: 78<br />
Bezelye: 25<br />
Enginar: 50<br />
Domates: 7<br />
Yeşil biber: 12<br />
Taze fasulye: 55<br />
Lahana: 43<br />
Havuç: 35<br />
Hıyar: 16<br />
Karnıbahar: 38<br />
Kabak:19<br />
Patlıcan: 23<br />
Marul: 79<br />
Patates: 12<br />
Pırasa: 56<br />
Soğan: 34<br />
Pancar: 20<br />
Ispanak: 80<br />
Asma yaprağı (sarma yapmakta kullanılır): 392<br />
Semizotu:. 79</p>
<p><strong>MEYVE TÜRLERİNİN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
Elma: 6<br />
Kayısı: 30<br />
Muz: 10<br />
İncir: 54<br />
Üzüm: 15<br />
Kiraz: 30<br />
Ayva: 6<br />
Erik: 10<br />
Kavun: 15<br />
Karpuz: 6<br />
Şeftali: 6<br />
Armut: 6<br />
Nar: 10<br />
Çilek: 29<br />
Portakal: 34 (özellikle suyu sıkılarak içildiğinde…)<br />
Mandalina: 30 (özellikle suyu sıkılarak içildiğinde…)<br />
Limon: 41</p>
<p><strong>DİĞER BAZI GIDALARIN KALSİYUM İÇERİKLERİ (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)</strong><br />
Tahin helva: 91<br />
Bal: 15<br />
Pekmez: 400<br />
Tereyağı: 19<br />
Margarin: 4<br />
Siyah zeytin: 77<br />
Yeşil zeytin: 90</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yusufuyanik.com.tr/kalsiyum-hakkinda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UHT Sütün Zararları</title>
		<link>http://www.yusufuyanik.com.tr/uht-sutun-zararlari</link>
		<comments>http://www.yusufuyanik.com.tr/uht-sutun-zararlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 22:52:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Uyanık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kutu süt]]></category>
		<category><![CDATA[kutu sütü savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[kutu sütün yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kutu sütün zararları]]></category>
		<category><![CDATA[uht süt]]></category>
		<category><![CDATA[uht sütün zararları]]></category>
		<category><![CDATA[uzun ömürlü süt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yusufuyanik.com.tr/?p=2273</guid>
		<description><![CDATA[Yıllardan beri süt içmeyi hep faydalı olarak benimsedik. Çoğumuzda şehirlerde yaşadığımız için mecburan kutu yani uht damgalı sütlerden içmek zorunda kaldık, gerçi eskiden cam şişelerde günlük taze sütler vardı ama artık etrafımda onlardan da göremiyorum, en son bizim okula giderken Okyanus Pide ve Börek salonunda görmüştüm .. Yapılan araştırmalarlla UHT sütlerin birçok zararı ortaya çıkmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardan beri süt içmeyi hep faydalı olarak benimsedik. Çoğumuzda şehirlerde yaşadığımız için mecburan kutu yani uht damgalı sütlerden içmek zorunda kaldık, gerçi eskiden cam şişelerde günlük taze sütler vardı ama artık etrafımda onlardan da göremiyorum, en son bizim okula giderken Okyanus Pide ve Börek salonunda görmüştüm <img src='http://www.yusufuyanik.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley colorbox-2273' />  .. Yapılan araştırmalarlla UHT sütlerin birçok zararı ortaya çıkmış ne kadarı doğru bilmiyorum ama bana inandırıcı geldiği için paylaşma gereği duydum. Aşağıdaki makalede bir çok Prof. Doktor un araştırma sonuçları vs. var, bir göz atmanızı tavsiye ederim.<span id="more-2273"></span></p>
<p><a href="http://209.85.229.132/search?q=cache:iY65L0CGedkJ:www.sportmeniz.biz/webimages/kutusut.doc+uht+s%C3%BCt%C3%BC+sava%C5%9Flar%C4%B1&amp;cd=1&amp;hl=tr&amp;ct=clnk&amp;gl=tr" target="_blank">Buraya</a> tıklayarak güncel makaleye ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yusufuyanik.com.tr/uht-sutun-zararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kafeinin Yararları ve Zararları</title>
		<link>http://www.yusufuyanik.com.tr/kafeinin-yararlari-ve-zararlari</link>
		<comments>http://www.yusufuyanik.com.tr/kafeinin-yararlari-ve-zararlari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 16:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Uyanık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hangi içeceklerde kafein var]]></category>
		<category><![CDATA[kafein]]></category>
		<category><![CDATA[kafein miktarları]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinin yararları ve zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yusufuyanik.com.tr/?p=1390</guid>
		<description><![CDATA[Kafein araştırmasına başlamama takıldığım bir Body sitesindeki mesaj sebep olmuştu, sonrasında cardio yaptığım günler bir bardak kahve içmeye başladım, içtiğim günlerde gerçekten verim aldığım hissettim bu piskolojikmidir bilemem ama piskolojik olsada vücut kaldırmadıktan sonra o kadar koşuya nasıl dayanabilirdim ki. Kafein bazılarına göre kilo bazılarına göre bağımlılık bazı bayanlara görede selülit yapıyor diye şeyler duydum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kafein araştırmasına başlamama takıldığım bir Body sitesindeki mesaj sebep olmuştu, sonrasında cardio yaptığım günler bir bardak kahve içmeye başladım, içtiğim günlerde gerçekten verim aldığım hissettim bu piskolojikmidir bilemem ama piskolojik olsada vücut kaldırmadıktan sonra o kadar koşuya nasıl dayanabilirdim ki. Kafein bazılarına göre kilo bazılarına göre bağımlılık bazı bayanlara görede selülit yapıyor diye şeyler duydum. Aslında kafein nedir ? yararları nelerdir ? zararları nelerdir ? hangi içeceklerde ne kadar kafein var ? gibi soruların cevaplarını buldum ve sizlerle paylaşıyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Kafeinin kanser riskini artırdığına ilişkin hiçbir kanıt bulunmuyor.</strong> Ancak kanser denildiğinde kadınların ilk aklına gelen kanser türlerinden bir meme kanseri; ve kafeinin meme dokusunu etkileyerek kist oluşumuna neden olduğu yolunda söylentiler dolaşıyor.<span id="more-1390"></span></p>
<p>Kafein almayı bıraktıktan sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini söyleyen hastalar yok değil. Öte yandan Amerikan Beslenme Derneği tarafından yürütülen bir çalışma, kafeinin göğüs dokusu üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Ancak bu konuda da tam bir görüş birliğine varılmış değil</strong>. Daha eski araştırmalar, günde 500 mg&#8217;ın üzerinde &#8211; beş fincandan fazla kahveye eşdeğer &#8211; kafeinin kist oluşumu riskini artırdığını göstermekteydi. Bu durumda verilebilecek en akla yakın tavsiye, kist oluşumuna yatkın olan ve göğüslerinde ağrı ve şişlik hissedenlerin kafein tüketimini sınırlandırmaları olabilir.</p>
<h3><strong>Kafeinin Faydaları</strong></h3>
<p>Araştırmalar, kafeinin pek çok olumlu etkisinin de bulunduğunu gösteriyor. Herşeyden önce, kafeinin psikolojik bir canlandırıcı olduğunu söylemekle başlayalım. Uyku hali yaratan adenosin adlı bir beyin kimyasalını bloke eden kafein, düşünsel performansı artırır ve <strong>ruh haline olumlu katkıda bulunur</strong>. Üstelik bu etkisini 50 mg&#8217;dan az dozlarda (örneğin bir fincan çay ile) dahi gösterir.</p>
<p>Kas koordinasyonunu ve gücü artırır.<br />
Enerji sarfiyatını yükseltir ve daha fazla kalori yakmaya yardımcı olur.<br />
Akciğerlere giden solunum yollarını rahatlatır ve astım krizlerini azaltıcı etkisi vardır.<br />
Bağırsakları yumuşatıcı bir etkisi vardır. Ancak fazla alındığı takdirde ishale yol açabilir.<br />
Günde 2-3 fincan kahve içen erkeklerde safrataşı oluşumunu azalttığı görülmüştür.<br />
JAMA&#8217;da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre kafein tüketimini artırarak Parkinson riski azaltılabilir.</p>
<p><strong>Kanser</strong><br />
Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.<br />
<strong>Baş ağrıları</strong><br />
Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.<br />
<strong>Beyin uyarımı</strong><br />
Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.<br />
<strong>Karaciğer sağlığı</strong><br />
Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.<br />
<strong>Safra taşları</strong><br />
Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.<br />
<strong>Cilt</strong><br />
Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine; kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülüyor.</p>
<h3>Kafeini Bırakmalı mı?</h3>
<p>Bu karar kişiden kişiye değişiyor. Uzmanlara göre kafein tüketiminden uzak durması gereken kişiler şöyle sıralanıyor:</p>
<p>Hamileyseniz veya hamile kalmak istiyorsanız,<br />
Yüksek tansiyonunuz varsa,<br />
Çarpıntınız varsa,<br />
Midenizde yanma hissediyorsanı z,<br />
Panik ataktan şikayetçiyseniz,<br />
Mesane problemleriniz varsa, kafeine dur demeniz iyi olur.<br />
Ayrıca osteoporoz risk grubundaysanı z yeterince kalsiyum aldığınızdan emin olmanız gerekiyor. Kafeinden vazgeçmeye niyetiniz yoksa da en azından ölçüyü kaçırmamanızda fayda var. Günde 400 mg&#8217;ın üzerinde kafein tüketimi zararlı bulunuyor. Şayet belirtilen sorunlar sizin için geçerli değilse ve herhangi bir şikayet yaşamıyorsanız, günde 3, 4, hatta 5 fincanı keyifle yudumlayabilirsiniz .</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
Sabah Gazetesi &amp; Yusuf Uyanık düzenlemeleri ve eklemeleri</p></blockquote>
<h3>Hangi İçecekte Ne Kadar Kafein Var ? (100gr&#8217;da)</h3>
<p>Kahve (Filtre) -	60 mg<br />
Kahve (kuru) &#8211; 42 mg<br />
Çay - 	 28 mg<br />
Coca Cola	13 mg<br />
Hazır kahve &#8211; 95 mg<br />
Espresso &#8211; 50 mg<br />
Kafeinsiz kahve &#8211; 3 mg<br />
Portakallı gazoz &#8211; 40 mg<br />
Gazoz &#8211; 54 mg<br />
Demlenmiş çay &#8211; 35 mg<br />
Yeşil çay &#8211; 25 mg<br />
Poşet çay &#8211; 25 mg<br />
Sütlü kakao &#8211; 8 mg<br />
Kahveli dondurma &#8211; 85 mg</p>
<p>bunların yanındada çikolatalarda;<br />
Bitter çikolata &#8211; 31 mg</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yusufuyanik.com.tr/kafeinin-yararlari-ve-zararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

